Markanızı Taklit Eden Sosyal Medya Sayfalarına Karşı Neler Yapabilirsiniz?
- Av. Mehmet Emre DARICI
- 4 Oca
- 4 dakikada okunur
Dijital çağın yükselişiyle birlikte markalar artık yalnızca mağaza tabelalarında değil, Instagram profillerinde, TikTok videolarında ve Google reklamlarında yaşamaya başladı. Ancak bu dijital görünürlük aynı zamanda marka taklidi riskini de beraberinde getiriyor. Özellikle sosyal medya üzerinden faaliyet gösteren sahte sayfalar; tüketiciyi yanıltmakta, gerçek markanın itibarına zarar vermekte ve çoğu zaman haksız kazanç sağlamaktadır. Bu yazımızda, markanızı taklit eden hesaplara karşı hangi durumların hukuken ihlal sayıldığını, hangi başvuru yollarının etkili olduğunu ve tazminat dahil hangi haklara sahip olduğunuzu ele alıyoruz.
1. Marka Taklidi Nedir? Hangi Durumlar Hukuken İhlal Sayılır?
Marka taklidi, bir kişi ya da işletmenin, başkasına ait tescilli veya fiilen kullanılan bir markayı aynen ya da benzer şekilde kullanarak ürün ya da hizmet sunmasıdır. Taklit, yalnızca logo veya marka adını birebir kopyalamakla sınırlı değildir; marka imajını çağrıştıracak her türlü görsel, dil, düzen veya tanıtım stratejisi de bu kapsama girer.
Marka taklidi, hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında “marka hakkına tecavüz” suçunu oluşturur ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında “haksız rekabet” suçu olarak değerlendirilebilir.
Hukuken Taklit Sayılabilecek Bazı Örnekler:
Instagram'da sizin markanızla aynı ya da çok benzer kullanıcı adıyla hesap açılması
Markanıza çok yakın logonun, renklerin veya sloganların kullanılması
Ürün açıklamalarında sizin sitenizden kopyalanan içeriklerin yer alması
“Resmi satıcı”ve “yetkili bayi” gibi ifadelerle algı yaratılması
Tescilli markanızla birebir aynı ürün adıyla sahte satış yapılması
Markanız henüz tescil edilmemiş olsa bile, uzun süredir kullanımda olan bir marka için yine de hukuki koruma mümkündür. Özellikle yerleşik kullanım ve ayırt edici tanınırlık varsa, haksız rekabet hükümleri işletilebilir.
2.Instagram, TikTok ve Diğer Platformlarda En Sık Görülen Taklit Şekilleri
Sosyal medya, markalar için erişim gücü yüksek ama aynı oranda manipülasyona açık bir mecra haline gelmiştir. Özellikle Instagram, TikTok, Facebook ve Twitter (X) gibi platformlarda, tüketiciler gerçek hesapla sahte hesabı ayırt etmekte zorlanabilmektedir. Bu da marka itibarının zedelenmesi, müşteri güveninin sarsılması ve haksız kazanç gibi sonuçlara yol açmaktadır.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Taklit Türleri:
1. Sahte Yetkili Satıcı Profilleri
Markanın ismini kullanarak açılan hesaplarda "resmî bayi", "yetkili distribütör" gibi ifadelerle takipçi toplanır ve ürün satışı yapılır. Bu tür eylemler, müşterinin doğrudan yanıltılması anlamına geldiğinden hem marka hakkına tecavüz hem de tüketiciyi aldatma/haksız rekabet olarak değerlendirilir.
2. Taklit Marka Sayfaları
Markanın kullanıcı adı ya da logosunun çok benzeriyle oluşturulan hesaplar, özellikle kampanya veya indirim duyurusu gibi içeriklerle gerçek marka gibi davranır. Kullanıcı adı küçük farklarla değiştirilmiş olabilir.
3. Ürün Görseli ve Açıklama Kopyalama
Bazı hesaplar, başka bir markaya ait ürünlerin görsellerini, başlıklarını ve açıklamalarını kopyalayarak kendi satışlarını yapar. Bu eylem hem telif hakkı ihlali, hem de ayırt edicilik ilkesine zarar olarak değerlendirilir.
4. Sahte Kampanyalar ve Çekiliş Dolandırıcılığı
Bazı taklit hesaplar, markanın logosunu kullanarak “çekiliş”, “hediye” veya “büyük indirim” duyuruları yapar. Bu durum hem tüketicinin kandırılması hem de markanın adının dolandırıcılıkla anılması gibi ciddi itibar riskleri doğurur.
5. TikTok’ta Logo/İsim Kullanarak Video Yayını
Marka adıyla video paylaşmak veya başka markanın logosunu içeren video içerikleri oluşturmak, özellikle bilinirliği yüksek markalar açısından ciddi algı yönetimi problemi oluşturur.
Sosyal medyada bu tür içerikler saatler içinde on binlerce kişiye ulaşabilir. Bu nedenle geç kalmadan müdahale etmek, hem hukuki hem ticari zararın önüne geçmek açısından kritik önem taşır.
3. Taklit İçeriğin Hukuki Değeri: Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Sosyal medyada yapılan taklit eylemleri yalnızca dijital bir ihlal değil; aynı zamanda hukuki yaptırıma konu olabilecek ağır bir fikri mülkiyet suçu niteliği taşır. Türkiye'de bu tür fiiller, hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında marka hakkına tecavüz olarak, hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilir.
Marka Hakkına Tecavüz (SMK m.29)
Tescilli bir markanın, marka sahibinin izni olmaksızın ticari amaçla aynen veya benzer şekilde kullanılması, doğrudan marka hakkına tecavüz anlamına gelir. Bu ihlal, şu durumlarda gerçekleşmiş sayılır:
Taklit marka ile ürün/hizmet sunulması
Sosyal medya platformlarında tescilli markayla aynı ya da benzer isim/logoların kullanılması
Markanın ayırt edici özelliklerinin kötü niyetle taklit edilmesi
Tüketicinin, taklit markayla orijinalini karıştıracak şekilde yanıltılması
Marka hakkına tecavüz, sadece tescil başvurusu yapılmış markalar için ileri sürülebilir. Ancak henüz tescil edilmemiş ama piyasada bilinirliği olan markalar için farklı bir koruma yolu vardır.
Haksız Rekabet (TTK m.54 ve m.55)
Marka henüz tescilli olmasa bile, uzun süredir piyasada kullanılan bir işaretin taklit edilmesi, haksız rekabet suçu oluşturur. Özellikle sosyal medya platformlarında aşağıdaki eylemler buna örnektir:
Gerçek markayla aynı izlenimi verecek şekilde sahte hesap açılması
Yanıltıcı tanıtım ve pazarlama yapılması
Taklit edilen markanın müşteri kitlesine doğrudan hitap edilmesi
Gerçek markanın itibarına zarar verme kastı
Haksız rekabet hem dava yoluyla tazminat ve içerik kaldırma talebi doğurur, hem de fail hakkında cezai yaptırım (TTK m.62) uygulanmasını mümkün kılar.
4.Ceza ve Tazminat Davaları: Ne Talep Edebilirsiniz?
Sosyal medya platformlarında yapılan marka taklitleri yalnızca hukuki değil, aynı zamanda cezai yaptırımlara da konu olabilecek ağır ihlallerdir. Marka sahibinin bu tür ihlallere karşı hem ceza davası açma hem de maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakkı vardır. Bu taleplerin kapsamı, olayın niteliğine ve ispat durumuna göre belirlenir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 30. maddesi, tescilli markanın sahibinden izinsiz olarak kullanılmasını suç olarak düzenlemiştir.
Marka hakkına tecavüz suçunun cezası:
1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası,
20.000 güne kadar adli para cezası,
İş yerinin kapatılması ve eyleme konu ürünlere el konulması gibi ek yaptırımlar.
Bu cezalar, özellikle bilerek ve ticari kazanç amacıyla yapılan taklitlerde uygulanır. Savcılığa yapılacak suç duyurusu ile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılır.
Maddi Tazminat
Marka sahibinin, taklit nedeniyle uğradığı doğrudan zararlar için maddi tazminat davası açma hakkı vardır. Bu zararlar;
Satış kaybı,
Pazar payı düşüşü,
İtibar kaybı nedeniyle yeni müşteri kazanamama,
Gerçek markanın reklam ve pazarlama giderlerinin boşa gitmesi gibi unsurları kapsayabilir.
Uygulamada, çoğu zaman taklitçi sosyal medya hesabı üzerinden elde edilen haksız kazanç da tespit edilerek tazminat kalemlerine dahil edilir.
Manevi Tazminat
Marka taklidi; marka sahibinin itibarı, güvenilirliği ve ticari saygınlığı üzerinde doğrudan olumsuz etki yarattığında, manevi tazminat talebi de gündeme gelir. Yargıtay kararları, özellikle sahte kampanyalar, dolandırıcılıkla anılma, şikayetlerle itibar kaybı yaşanması gibi durumlarda manevi zararın oluştuğunu kabul etmektedir.
Sonuç
Marka taklidi, özellikle sosyal medya çağında yalnızca ticari bir risk değil, aynı zamanda ciddi bir hukuki tehdittir. Bu tehdit; müşteri güveninin zedelenmesinden, marka değerinin düşmesine ve maddi zararlara kadar pek çok boyutta etkisini gösterir.
Markanızı dijital ortamda korumak için yalnızca tescil ettirmek yetmez; aynı zamanda bu tescilin aktif biçimde izlenmesi, ihlallerin tespiti, delillerin doğru toplanması ve gerektiğinde sürecin hukuki yollardan takip edilmesi gerekir.
Her vakada aynı çözüm yolu geçerli değildir. Taklit içeriğin niteliğine, platformun müdahale politikasına ve marka sahibinin ticari yapısına göre stratejik bir yol haritası belirlenmelidir.
Bu sürecin etkili ve hızlı yönetimi, çoğu zaman profesyonel hukuki destekle mümkündür. Markanızı korumak için geç kalmadan harekete geçmeniz, ticari itibarınızın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşır.



Yorumlar